Radyoloji / Görüntüleme Üniteleri

Radyoloji / Görüntüleme Üniteleri

2.    Radyoloji / Görüntüleme Üniteleri

Radyasyon, radyoloji boşlukta düz bir çizgi boyunca yayılım gösteren enerjilerdir. Bu enerjiler radyolojide iki ana grupta kullanılmaktadır. Birinci grupta kullanılan enerjiler elektromanyetik radyasyonlardır. Bunlar x-ışınları (röntgen, anjiografi, mamografi, bilgisayarlı tomografi, skopi v.b) gama ışınları nükleer tıpta radyo dalgaları ise manyetik rezonans görüntülemede kullanılmaktır. İkinci grupta bulunan elektromanyetik radyasyonlardan farklı özellik gösteren ultra ses enerjisi de ultrasonografi yönteminde kullanılmaktadır. X-ışınları ya da röntgen ışınları temas ettikleri maddelerin elektron kaybetmelerine yani iyonize olmalarına neden olan yüksek enerjili radyasyondur.

Radyasyon tıpta tanısal ve tedavi amaçlı kullanılmaktadır. Bu uygulamalarda en yaygın olarak kullanılan radyasyon türü X ışınlarıdır. X ışınları iyonlaştırıcı bir radyasyondur. İyonlaştırıcı radyasyonun tıpta kullanılmasının önemi yadsınamaz, ancak toplum ve çalışanların maruz kaldıkları radyasyon dozlarının önemli bir kısmını da bu tür uygulamalar oluşturmaktadır. Toplumun aldığı yapay radyasyona en büyük katkı tanısal radyolojiden kaynaklanmaktadır İyonlaştırıcı radyasyonlar geçtikleri ortam atomlarının iyonlaşmasına neden olurlar. Bu iyonlaşmalar ise canlı varlıklarda önemli biyolojik hasarlar yaratabilir. Bu hasarlar maruz kalınan iyonlaştırıcı radyasyonun özelliklerinin yanı sıra hedefin özelliklerine göre de değişir. Oluşacak hasarların etkileri genel olarak deterministik ve stokastik etkiler olarak ikiye ayrılabilir.

Deterministik etki; belirli bir eşik doza maruz kalınması sonucunda ortaya çıkan etkidir ve doğrudan hücre ölümü ile ilişkilidir. Ölüm, cilt yanıkları, katarakt, kısırlık deterministik etki sonuçlarındandır.

Stokastik etki; radyasyon dozu düşük miktarlarda bile ortaya çıkan etkidir ve dokuların radyasyon soğurma miktarına bağlıdır. Kanser ve genetik etkiler stokastik etkinin sonuçlarındandır.

Dünya Genelinde 1944-2001 arası;

– 420 radyasyon kazası bildirilmiş

– 3000 kişi yüksek doz almış

– 133 ölüm olayı gerçekleşmiş (TAEK)

2.1       Radyasyondan Korunma ve Sınır Değerler

2.1.1       Radyasyondan Korunma

Radyasyonun zararlı etkileri göz önünde bulundurulduğunda, net bir fayda sağlamayan hiçbir radyasyon uygulamasına izin verilmemelidir. Bu sebeple  Tanısal ve tedavi amaçlı kullanımlarda da radyasyondan korunma sağlanmalıdır.

Radyasyonda korunmada ICRP(Uluslararası Radyasyondan Korunma Komisyonu) ve IAEA(Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu)’nın yayınladığı 3 temel ilke bulunmaktadır.

  1. Işınlanmanın zararlı sonuçları net fayda sağlamayan hiçbir Radyasyon Işını kullanılmamalı
  2. Radyasyon Işını ışınlamanın kullanılması gereken yerde en düşük dozda alınması sağlanmalı
  3. Halk ve Radyasyon Işını çalışanlarının yasal doz sınırlamaları hiçbir durumda aşılamaz.

Sağlık kuruluşlarında bulunan Radyasyon ışınlama/görüntüleme bölümleri belirli bir sınırlandırma yapılarak kullanılmalıdır. Bu bölümlerde kurşunla koruma yapılmaktadır. Çünkü kurşun x ışınları geçirmemektedir.

Hastanelerde bulunan Radyasyon ışınlama/görüntüleme bölümlerinin çalışma izni, 2690 sayılı kanun gereği, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) tarafından verilmektedir. Radyasyon ışınlama/görüntüleme yapıldığı odaların kurşun zırhlanmasına ilişkin mimari planlar üzerinden projeler hazırlanarak TAEK’e sunulmalı ve yapılacak denetimler sonrasında ruhsat alınarak çalışma başlanmalıdır.

2.1.2       Radyasyondan Korunma

Radyasyon görevlisi, görevi gereği radyasyon alanında (denetimli ve gözetimli alanlarda) çalışan, normal çalışma koşullarında halk(toplum) için verilen yıllık doz sınırı üzerinde (1 mSv/yıl) radyasyon dozuna maruz kalma olasılığı bulunan ve düzenli olarak aldıkları radyasyon dozu seviyesinin belirlenmesi gereken kişi olarak(röntgen teknikeri, radyoloji teknikeri, tıbbi görüntüleme teknikeri gibi unvanlara sahip) değerlendirilmektedir.

Toplum ve Radyasyon görevlilerinin yıllık üst doz sınırlarına bakılacak olursa,

Radyasyon görevlileri için

  • Etkin doz ardışık 5 yılın ortalaması 20 mSv’i geçemez.
  • Herhangi bir yılda ise 50 mSv’i geçemez.
  • El ve ayak veya cilt için yıllık eşdeğer doz sınırı 500 mSv,
  • Göz merceği için 150 mSv’dir. Cilt için en yüksek radyasyon dozuna maruz kalan 1 cm2’lik alanın eşdeğer dozu, diğer alanların aldığı doza bakılmaksızın ortalama cilt eşdeğer dozu olarak kabul edilir.

Toplum üyesi kişiler için

  • Etkin doz yılda 1 mSv’i geçemez. (Özel durumlarda; ardışık beş yılın ortalaması 1 mSv olmak üzere yılda 5 mSv’e kadar izin verilir.)
  • Cilt için yıllık eşdeğer doz sınırı 50 mSv,
  • Göz merceği için 15 mSv’dir.

Hamilelik ve Emzirme Dönemindeki Radyasyon Görevliler ile ilgili

Her ne kadar Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği 12 nci maddesinde yer alan “Hamileliği belirlenmiş kadın çalışan, çalışma şartlarının yeniden düzenlenebilmesi amacıyla yönetimi haberdar eder. Hamileliğin bildirilmesi kadın çalışanın çalışmasına engel teşkil etmez, gerekiyorsa çalışma koşulları yeniden düzenlenir. Bu nedenle, doğacak çocuğun alacağı dozun mümkün olduğu kadar düşük düzeyde tutulması sağlanır ve toplum için belirlenen doz sınırlarına uyulur” ifadesi yer alsa da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayınlanan “Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik” ekinde, Ek-1 “Gebe, Yeni Doğum Yapmış veya emziren Çalışanın Sağlık ve Güvenliği için Tehlikeli Sayılan faktörlere Yönelik Alınacak Önlemler” kapsamında iyonize radyasyon ile ilgili olarak  “Gebe veya emziren çalışanlar iyonize radyasyon kaynaklarının bulunduğu ve radyasyonla kirlenmiş olan yerlerde ve işlerde çalıştırılamaz. Bu gibi yerlere girmemesi uyarı levhaları ile belirtilir” hükmü gereğince gebe ve emziren çalışanların bu alanlarda çalışmaması gerekmektedir.

2.2       Radyasyon Çalışanlarının Çalışırken Kullandıkları Ekipmanlar

2.2.1       Radyasyon Çalışanlarının Kullandığı Kişisel Koruyucu Ekipmanlar

X-ışını, insan sağlığını etkileyen, kanserli doku oluşumu ve organ kaybının yanında ölümlere kadar varan kötü sonuçlara neden olabildiğinden bunun önüne geçmek için kurşun temelli üretilmiş koruyucu ekipmanlar kullanmak gerekmektedir.

2.2.1.1      Kurşun önlük  /  Kurşun Eldiven

Kurşun önlükler X-Ray ışınlarına karşı en temel korunma ekipmanlarından biridir.

Kurşun eldivenler, elleri X-Ray ışınlarına karşı korumak için kullanılmaktadır. Çoğunlukla Elektro Fizyoloji, Ortopedik Cerrahi, Endoskopi, Üroloji ve Ağrı Yönetimi uygulamaları sırasında kullanılır.

2.2.1.2       Gonad Tiroid koruyucuları

X-Ray ışınlarına karşı en hassas bölgeler üreme organlarımızın bulunduğu gonad bölgeleridir. Bu bölgeler için gonad koruyucular kullanılmalıdır.

Baş boyun bölgesinden X-Ray ışınlarının zararlı etkilerinden korumak amacı ile tiroid koruyucu adı verilen boyunluk kullanılmalıdır.

2.2.1.3      Kurşun Paravan ve Kurşun Koruyucu Cam

Radyasyon görevlileri ile hasta arasında saçılan radyasyona karşı korunmayı sağlayacak boyut ve tasarımda kurşun paravan veya kurşun eşdeğerli cam koruyucular kullanılmalıdır.

2.2.1.4      Dozimetreler

Dozimetreler radyasyonla çalışan kişilerin maruz kaldığı radyasyon miktarını belirlenmesi için kullanılan cihazlardır. Radyasyona karşı ölçülebilir ve tekrar üretilebilir etkileşime sahip cihaz ya da malzemedir.

Dozimetreler çalışma önlüğünün üst cebine, yakaya veya kemere (dozimetre öne gelecek şekilde) klips ile takılarak tüm vücudu temsil eden radyasyon dozunun ölçülmesi sağlanır. Kullanım sırasında dozimetrenin önüne herhangi bir cisim (kalem, isimlik vb.) gelmemesine dikkat edilmelidir.

 

2.2.2       Radyolojide Kullanılan Cihazlar

Sağlık sektörünün en hızlı gelişen dinamiklerinden biri olan tıbbi görüntüleme teknolojisi, 1895’te Wilhelm Conrad Röntgen’in, ilk X-ışın tüpünü bulmasının ardından röntgen ile başlar. Daha sonra bilgisayarlı tomografi, ultrason ve manyetik rezonans sistemlerinin tıbbi görüntüleme ve teşhis alanlarında kullanılmasıyla hız kazanmıştır.

Radyolojide kullanılan cihazları iki ana grupta incelenebilir. Birinci grupta kullanılan enerjiler elektromanyetik radyasyonlardır. Bunlar X-ışınları (röntgen, anjiografi, mamografi, bilgisayarlı tomografide, skopi) ve gama ışınları ise manyetik rezonans görüntülemede kullanılmaktır. İkinci grupta bulunan elektromanyetik radyasyonlardan farklı özellik gösteren ultrases enerjisi de ultrasonografi yönteminde kullanılmaktadır.

X-ışınları yayan iyonize radyasyon içeren cihazları röntgen, anjiografi, mamografi, bilgisayarlı tomografide,skopi Fluroskopi olrak sayabiliriz. Bunların dışında kalan Ultrasonografi (US) ve Manyetik Rezonans (MR) kesinlikle iyonize radyasyon içermemektedir.

Tıbbi cihaz kapsamındaki bu cihazların kontrol ve kalibrasyonları hem çalışanlar hemde hastalar için ciddi önem arz etmektedir. Etkin doz değerlerinde kullanılması için kalibrasyonlarının yapılması gerekmektedir.

Tıbbi Cihazların Test, Kontrol Ve Kalibrasyonu Hakkında Yönetmeliğin madde 10/2 göre tıbbi cihazların test, kontrol ve kalibrasyonlarının periyotlarına dair ulusal ve uluslararası protokol, kılavuz ve standartlar ile üretici kriterlerinde herhangi bir süre belirtilmemiş ise test, kontrol ve kalibrasyonları yılda en az bir kez yapılmalıdır.

Test, kontrol ve kalibrasyon hizmeti verecek kuruluşlar TÜRKAK tarafından akredite edilmiş ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından yetkilendirilmiş olmalıdır.

2.3       Radyoloji Çalışanlarının Sosyal Hakları

Radyoloji ile çalışmalar çok eski tarihlere dayandığı için o dönemde kullanılan yöntemlerin gerek teknoloji yoksunluğundan gerekse de bilgisizlikten dolayı koruyucu önlemler sıradanlıktan öteye gidilememiştir. Bu sebeple çalışanların sosyal hakları ile ilgili düzenlemelere gidilmiştir. Bu haklar çalışma süreleri, fiili hizmet, şua izinleri gibi bir takım düzenlemeler içermektedir.

2.3.1       Radyoloji Çalışanlarının Çalışma Süreleri

Çalışanların çalışma süreleri 4857 sayılı İş kanunun 63. Maddesi çerçevesinde tanımlanmış ve aksi belirlenmediği müddetçe normal çalışma süresi en çok 45 saat olarak belirtilmiştir. Radyoloji çalışanları için ise, özel düzenlemelere gidilmiştir. 1937 tarihinde yayımlanan 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un 3. maddesine dayanılarak çıkarılan Radyoloji, Radyum ve Elektrikle Tedavi Müesseseleri Hakkında Nizamname(Tüzük)’nin Çalışma Tarzına Dair Hükümlerinin düzenlendiği İkinci Faslının 21. maddesinde; “Röntgen ve radyom ile daimî olarak günde 5 saatten fazla çalışılamayacağı, röntgen muayenehanelerinde pazardan maada ayrıca bir gün daha öğleden sonra tatil yapılacağı” hüküm altına alınmıştır. Bu tüzükte çalışma süresi günde 5 saat ve hafta 5,5 gün şeklinde öngörülmüştür. Ancak Yargıtay’ın fazla çalışma ile ilgili olarak kararlarda haftalık çalışma saatini 27,5 saat ve 30 saat olarak iki farklı süre olarak değerlendirildiği görülmüştür.

Daha sonrasında 2010 yılında yapılan değişiklikle 3153 sayılı kanun EK1 maddesine “…..işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi 35 saattir.” İfadesi eklenmiştir.3153 sayılı kanunun EK1 dayalı olarak yayınlanmış olan 05/07/2012 tarihli ve 28344 tarihinde Sağlık Hizmetlerinde İyonlaştırıcı Radyasyon Kaynakları İle Çalışan  Personelin Radyasyon Doz Limitleri Ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelikte de aynı hükümler yer almaktadır.

Ayrıca Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından 16.07.2013 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Kuralları Bakımından Günde Azami Yedi Buçuk Saat Veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmelik te Radyoaktif ve radyoiyonizan maddelerle yapılan işleri, günde 7,5 saatten az çalışılan işlerden saymakta ve bu işlerde çalışanların günlük azami iş sürelerinden sonra başka işlerde çalışması yasaklandığı ve bu süreler dışında fazla çalışma yapamayacakları belirtilmiştir.

Son düzenlemeler çerçevesinde radyoloji çalışanlarının haftalık çalışma süresi 35 saat olarak belirlenmiştir. 35 saatin üzerinde çalışma yapılmasıyla ilgili bir düzenleme bulunmamaktadır. Yani çalışana fazla mesai yaptırıp bunun ücretini ödemeyerek 35 saatin üzerinde bir çalışma yapılmasına mevzuatta izin verilmemektedir.  Ancak Yargıtay 35 saat üzeri yapılmış geçmiş çalışmalar için işçiyi koruma ilkesi çerçevesinde fazla çalışma ücretini ödenmesini istemektedir.

2.3.2       Radyoloji Çalışanlarının Çalışanların Şua İzinleri

Şua izni yani sağlık izni radyoloji ışınlarına maruz kalan çalışanların yıllık izinlerine ek olarak dinlenmeleri için verilen izindir. Şua izinleri konusunda çalışanları 2 bölümde incelemek gerekir: Kamudaki ve Özel sektör çalışanları olarak…

Özel sektör çalışanları için, 4857 sayılı İş kanunu ve ilgili yönetmeliklerinde özel bir düzenleme olmamasına rağmen, Radyoloji tüzüğü 24. Maddesinde “her röntgen mütehassısının veya röntgen ve radyom ile iştigal eden kimsenin senede dört hafta(Yılda 4 hafta)  muntazaman devamlı tatil yapılması mecburidir” hükmü yer almaktadır.  Bu izin çalışanların maruz kaldıkları etkilerden uzaklaştırılmaları için verildiğinden bölünmeden tek parçada kullandırılmalıdır. Şua iznini elde etmek için en az 1 yıl çalışma yapmak gerekmektedir.

Kamu çalışanları için,  657 sayılı Yasanın 103. maddesinde “Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilâveten bir aylık sağlık izni verilir.” Hükmü yer almaktadır.

Ayrıca radyoloji çalışanlarına şua izni dışında haftalık tatiline ek olarak Radyoloji Tüzüğünün 21. Maddesindeki “…..röntgen muayenehanelerinde pazardan maada ayrıca bir gün daha öğleden sonra tatil yapılacağı” hükmü gereğince yarım gün daha ek tatil günü hakkı verilmiştir.

2.3.3       Radyoloji Çalışanlarının Fiili Hizmet Süreleri Ve Hakları

Fiili hizmet kavramı; halk arasında daha çok yıpranma payı ve eski tabirle de itibar-i hizmet olarak bilinmektedir. Genel olarak bu kavram çalışanların sigorta prim gün sayısı ve emeklilik yaş hadleri üzerinde etkili olmaktadır. 5510 sayılı Kanun’un 40. Maddesinde  Radyoloji çalışanlarına da bu hak tanımlanmıştır. 40. Maddede bulunan tablonun 11. Satırında Radyoaktif ve radyoiyonizan maddelerle yapılan işlerde çalışanlara yer verilmiştir.

Fiili Hizmet Süresi Zammının Avantajları; prim ödeme gün sayınızın artması ve erken emeklilik olarak ifade edilebilir. Bunlar aşağıdaki şekilde verilmektedir.

1-Çalışılan her 360 günü için 60-90-180 günleri kadarı prim ödeme gün sayısına eklenmektedir.

2-Fiili hizmet süresi zammı kapsamında kazanılan sürelerin 3 yılı geçmemek üzere emeklilik yaş haddinden indirilmektedir.

Fiili Hizmet Zammı Konusunda Daha Detaylı Bilgi İçin Yazımızı İnceleyin

2.3.4       Radyoloji Çalışanlarının Sağlık Muayeneleri

Radyoloji Çalışanları sağlık konusunda özel ilgi gerektiren çalışanlar arasında yer almaktadır. Aşağıda belirtildiği şekilde sağlık muayene ve tetkikleri yapılmalıdır.

  • Her Yıl sağlık muayeneleri yapılmalı ve raporlanmalı
  • Yılda 2 kez kan sayımı(hemogram),
  • Yılda 1 kez göz ve cilt muayenesi
  • Dozimetreleri 3 ayda 1 doz testine( taek yetkilendirilmiş) gönderilmelidir.

2.3.5       Radyasyon Görevlisinin Radyasyondan Korunmasına İlişkin Neler Yapılmalıdır?

  • Uygulanan işlem sırasında görevi gereği odada bulunması zorunlu olan kişilerin dışında kimse bulunmamalıdır.
  • Görevli kişiler radyasyon ve radyasyondan korunma konusunda eğitilmiş/bilgilendirilmiş olmalıdır.
  • Işınlama anında masa kenarında doz hızı değerlerinin yüksek olması nedeniyle ışınlama süresi mümkün olduğunca kısa tutulmaya çalışılmalı ve hastadan saçılan radyasyondan korunabilmek amacıyla hasta ile görevliler arasında mümkün olduğunca fazla mesafe bırakılmalıdır.
  • Radyasyon görevlileri ile hasta arasında saçılan radyasyona karşı korunmayı sağlayacak boyut ve tasarımda kurşun paravan veya kurşun eşdeğerli cam koruyucular kullanılmalıdır.
  • Görevliler mutlaka kurşun önlük, troit ve gonad koruyucu ve kurşun eşdeğerli camdan yapılmış gözlük kullanmalıdır.
  • Kurşun tabakaların çatlamasını önlemek amacıyla kullanılmadığı zaman önlükler katlanmamalı, askıya asılmalıdır. Belli aralıklarla skopi cihazı kullanarak önlüklerin sağlamlığı kontrol edilmelidir.
  • Görevlilerin dozimetre kullanması gereklidir.
  • Hastanelerde radyasyondan korunma görevlisi olmalı ve radyasyon güvenliği komitesi kurmalıdır. Komite aktif bir şekilde çalışarak çalışanlara yönelik koruyucu önlemler alıp,  radyasyon eğitimleri düzenlemelidir
  • Kurşun önlük üzerinde kullanılan dozimetreye ilaveten önlük altında ikinci bir dozimetre ile parmak, el veya bilek dozimetreleri de kullanılması da tavsiye edilir.
  • Hamileliği belirlenmiş olan radyasyon görevlileri ancak gözetimli alanlarda çalıştırılabilir bu nedenle bu tür uygulamalarda hamile görevli çalıştırılmamalıdır.
  • Radyasyondan korunma sorumlusundan izin almak ve bilgilendirilmek şartıyla eğitim veya bir başka nedenle ışınlama sırasında odada bulunması gereken diğer kişilere de mutlaka koruyucu giysiler kullandırılmalıdır. Ayrıca bu kişilere aktif dozimetre (kalem dozimetre/ elektronik dozimetre vs) temin edilmelidir ve doz sonuçları kayıt altına alınmalıdır.

Skopi/C kollu dijital skopi cihazlarıyla çalışanların yapması gerekenler,

  • Ameliyathanelerde skopi vakalarında çalışacak personelin, çalışmaya başlamadan önce radyasyon ve radyasyondan korunma eğitimlerini alması sağlanmalı,
  • Skopi cihazı ilgili hekimin yönlendirmesine bağlı olarak, röntgen teknikeri tarafından kullanılmalı,
  • Skopi cihazını kullanan hekimlere uzmanlıkları döneminde ve diğer sağlık profesyonellerine mesleki eğitim dönemlerinde radyasyon eğitimi verilmeli,
  • Sürekli çekim modu yerine puls çekim modu kullanılmalı,
  • X ışını tüpü masa altında olmalı ve mümkün olduğunca tüp çalışandan uzak durmalıdır.
  • Hastanın fiziki yapısına göre kVp ve mA ayarları uygun bir biçimde yapılmalıdır (iaea.org).

2.3.6       Radyoloji Alanındaki Yetersizlik ve Sorunlar

Her ne kadar radyoloji alanında bir takım mevzuat düzenlemeleri ve teknolojik gelişmeler olsa da sektör içinde hala bazı yetersizlikler ve sorunlar olmaktadır.

  • Radyoloji teknisyenliği/teknikerliği eğitimi almamış ehliyetsiz kişilerin alanda yaygın olarak çalışması,
  • Öte yandan, yeterli sayıda eğitimli personel olmaması nedeniyle kişi başına düşen iş yükü miktarı çok fazla olması,
  • Türkiye’de kişi başına düşen hasta sayısı 1/5650 iken İngiltere’de 1/3048, Hollanda’da 1/3303, Almanya’da 1/2711, Fransa’da 1/2850 olması,
  • Özel sağlık kurumlarında çalışan radyasyon çalışanları radyasyon (şua) izni, fiili hizmet süresi ve haftalık 35 saat çalışma gibi kanuni haklarını kullanılamaması,
  • Diagnostik (görüntüleme), nükleer tıp ve radyoterapi gibi kompleks teknolojileri de içeren Radyoloji alanında 2 yıllık ön lisans eğitimi almış kişilerin çalıştırılması,
  • Ameliyathanede çalışanların kişisel dozimetrelerini nasıl kullanacaklarını bilmemeleri,
  • Ameliyathane vb. alanlarda Skopi/C kollu dijital skopi cihazlarıyla yapılan çalışmalarda radyasyondan korunmanın sağlanamaması

 

Radyoloji Alanında Sevindirici Bir Haber

Türk bilim insanları radyasyon içermeyen tomografi cihazı geliştirdi!

http://www.haberturk.com/saglik/haber/1424688-turk-bilim-insanlari-radyasyon-icermeyen-tomografi-cihazi-gelistirdi

 2.3.7       Radyasyondan Korunma ile İlgili Uluslararası Kuruluşlar

  • Uluslararası Radyolojik Korunma Komitesi http://www.icrp.org
  • UNSCEAR – Birleşmiş Milletler Atomik Radyasyonun Etkileri Bilimsel Komitesi http://www.unscear.org
  • IAEA – Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı http://www.iaea.org
  • EURATOM: Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu http://europa.eu.int/comm/energy/nuclear/legislation/euratom_en.htm

Hastanelerde İş Sağlığı ve Güvenliği Giriş Yazısını İncelemek İçin TIKLAYIN

Kaynak:

Bir Cevap Yazın