Yapı İşlerinde Standart Korkuluk

Yapı İşlerinde Standart Korkuluk

Yapı İşlerinde Standart Korkuluk

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa bağlı Yapı İşlerinde İSG Yönetmeliğinde;

MADDE 14 – İşveren, yapı işlerinin yapıldığı işyerlerinde kullanılan makine, araç, ekipman, malzeme ve çalışma yöntemlerinin ilgili teknik mevzuata ve iş sağlığı ve güvenliği yönünden kabul görmüş, uyumlaştırılmış ulusal veya uluslararası standartlara uygun olmasını sağlar.

Maddesi gereği yapı işlerinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişleri tarafından korkuluk sistemlerinin standartlara uygunluğu denetlenmeye başlandı. Ancak işverenlerin ve çalışanların kafasında, standart korkuluğun tedariki ve işyerine uygulanması konusunda soru işaretleri bulunmaktadır.

Öncelikli olarak konunun mevzuat açısından bir değerlendirmesi yapıldığında;

Uyumlaştırılmış uluslararası standart; Örneğin Avrupa Birliği Komisyonunun talimatı üzerine Standardizasyon Kuruluş (CEN, CENELEC, ETSI vb) tarafından hazırlanan ve Avrupa Toplulukları Resmi Gazetesinde ismi yayımlanan standardı tanımlamakta. Uyumlaştırılmış ulusal standart ise : Bu uyumlaştırılmış Avrupa standardını uyumlaştıran ve Türk Standartları Enstitüsü tarafından Türk standardı olarak kabul edilip yayımlanan standardı tanımlamaktadır.

TS EN 13374 (Geçici Kenar Koruma Sistemleri-mamul özellikleri/deney metotları) isimli standart Türk Standardları Enstitüsü Teknik Kurulu tarafından kabul edilip Aralık 2013’te yayımlanmıştır. Ancak TSE’nin standartları zorunlu değil ihtiyaridir.

132 Sayılı TSE Kuruluş Kanunu 1.maddesinde;

“Bu Standartlar ihtiyari olup; standardın ilgili olduğu Bakanlığın onayı ile mecburi kılınabilir. Bir standardın mecburi kılınabilmesi için “Türk Standardı” olması şarttır. Mecburi kılınan standartlar Resmi Gazetede yayımlanır.”

Buna göre; örneğin Cephe iskeleleri için TS EN 12810-12811, güvenlik ağı için TS EN 1263 gibi standartlar Bakanlığın ilgili yönetmeliklerinde ismen geçtiği için zorunlu tutulmasına karşın, TS EN 13374 standardı Bakanlık tarafından ilgili yönetmeliklerde yer almadığından zorunlu standart değildir. Ancak bu yazının başında belirtilen (14.madde) yönetmelik maddesi gereği yapı işyerlerinde kullanılacak her malzeme ve ekipmanın standartlara uygun olması gerektiği anlaşılmaktadır.  Özetle; kullanılacak korkuluk sistemlerinin işveren tarafından TS EN 13374 ya da uluslar arası herhangi bir standarda (DIN EN 13374, OSHA 1910.29 gibi) uygun olması sağlanmalıdır.

Teknik açıdan değerlendirildiğinde;

Aynı yönetmeliğin ekinde yer alan başka bir maddesinde şekil ve dayanım açısından korkuluk sisteminin nasıl olması gerektiği özel hükümlerle belirtilmiştir. Buna göre;

“Korkuluklarda;

  1. Platformdan en az bir metre yükseklikte ve herhangi bir yönden gelebilecek en az 125 kilogramlık yüke dayanıklı ana korkuluk,
  2. Platforma bitişik, en az 15 santimetre yüksekliğinde topuk levhası,
  3. Topuk levhası ile ana korkuluk arasında açıklıklar 47 santimetreden fazla olmayacak şekilde konulan ara korkuluk, bulunması sağlanır.” Denmiştir.

 

Standartlarda belirtilen korkuluk sistemi ile bu özel hükümdeki korkuluk sistemi bir ikilem oluşturmaktadır. Örneğin;

  • Ara korkuluğun olmadığı sistemler standartta yer verilirken bu özel yönetmelik hükmünde ara korkuluğun zorunlu tutulması,
  • 125 kg’lık bir yüke ana korkuluğun her yönden dayanım göstermesi özel yönetmelik hükmüyle zorunlu tutulurken, standartta farklı durumlar için farklı değerlerin öngörülmesi.
  • Daha detaylı bilgi için; http://isgtedbir.com/yapi-isleri/yuksekte-calisma/bosluklarin-kapatilmasi/

Mevzuat hükümlerinin yerindeliğini kontrol eden iş müfettişlerinin, korkuluk sistemleriyle ilgili herhangi bir standartta uygunluk belgesinin olmasını mevzuata uygunluk olarak kabul ettikleri görülmüştür.

Ülkemizde genel olarak korkuluk sistemlerinin inşaat demiri, ahşap vb gibi zaten kullanılmakta olan yapı malzemeleri ile pratik olarak oluşturulması alışılagelmiş bir durumdu ancak bu ve bunun gibi yöntemler ile ne kadar sağlam bir korkuluk sistemi geliştirilse de malzeme yapısı ve bileşenleri ile dayanımının standarda uygun olduğuna dair belge sunulması gerekecektir. Örneğin; 125 kg’a dayanıklı olduğuna dair standart deneyin yapılması-belgelendirilmesi, bileşenlerin standartlara uygun malzeme yapısında olması gibi.

Alışılagelmiş durumun (inşaat demiri, ahşap vb ile korkuluk yapma) aşağıda belirtilen dezavantajlarından kurtulmak ve mevzuata uygun korkuluk sistemlerinin kullanılması ile daha yararlı-işlevsel iş güvenliği şartları oluşturmak adına işveren tarafından proje başlangıcında proje gerekleri arasında irdelenip organizasyonunun yapılması gerekmektedir.

  • Dayanım testlerinden geçmemiş bileşim elemanları barındırması nedeniyle yeterli sağlamlığın sağlanamaması,
  • Montajı yapıldıktan sonra korunamaması (kolay deforme olması ya da çalışanlar tarafından sökülerek başka işlerde kullanılması vs gibi) ve bunun sonucunda iş kazası riskinin artması,
  • Deforme olan korkulukların yeniden düzenlenmesi ve iş sonunda kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle oluşan maliyet,
  • Korkuluk sisteminin sarf malzeme hüviyeti taşıması (Bir çok korkuluk malzemesinin iş sonunda hurdaya ya da yakılacaklar arasına ayrılması gibi),
  • Delici ve kesici malzemelerle yapılması, korozyona açık olması gibi etkenlerle ek riskler meydana getirmesi,
  • Topukluk için bir çözümleme sunmadığından malzeme düşme sonucu iş kazası riski doğurması,

Ekonomik açıdan değerlendirildiğinde ise;

https://basvuruportal.tse.org.tr/Genel/FirmaArama.aspx linkinden TSE’ye uygun olarak standart korkuluk üretimi yapan firma sayısının 11′ e ulaştığı (Mart 2018 tarihi itibariyle) ve bu firmaların ürettiği standartlı korkuluk sistemlerine ek olarak ayrıca Peri, Layher gibi uluslar arası geniş bir ağa sahip imalatçı firmaların da ürünleri göz önüne alınsa da ülkenin ihtiyacına karşılık gelinemediği görülmektedir.

Ayrıca ülkemizde üretilen korkuluk sistemlerinin farklı tiplerdeki yapısal düzenlemelere cevap veremediği de aşikârdır. Kalıp imalatlarında, merdiven kova boşluklarında, döner merdiven sistemlerinde, geçici platformlarda, çatı işlerinde vs.

Bu durumda ürünün, ülkemizde yeterli üretime geçilmesi ve konsolide olması zamanına kadar daha yüksek maliyetlerle karşılanması söz konusu olacaktır. İş kazalarının yaşanmaması adına işverenlerimiz, maliyet/yöntem analizi yaparak aşağıdaki yol ve yöntemlerle boşlukların kapatılmasını, projelerinin daha sağlıklı ilerlemesini sağlamalıdır;

  • İşin planlaması yapılarak boşlukların* daha az miktarda oluşmasını sağlamak (Örneğin: Kaba inşaat süresince duvar işlerinin de devamlılığını sağlamak gibi)
  • Boşlukların daha az tutulması sağlanarak korkuluk sistemlerinin satın alınma veya kiralanma yoluyla meblağı düşürerek önlemlerin sürekliliğini sağlamak,
  • Korkuluk sistemleri yerine yönetmelikte adı geçen diğer sistemleri belirlemek ve uygulamak (çalışma iskeleleri (TS EN 12810-12811), güvenlik ağları (TS EN 1263) gibi),

Sonuç olarak; ülkemiz genelinde işverenler tarafından yeterli kâr marjlarına ulaşılamadığı gerekçesiyle (!) yüksek teknolojinin kullanılamadığı yapı sektöründe geleceğin, teknolojinin daha verimli kullanılmasına ve kullanılan malzeme/ekipmanların standartlarda olmasına evrimleşeceği aşikârdır. Bu nedenle işverenlerimizin yukarıda anlatılan hususlar doğrultusunda işyerlerine kalıcı ve hızlı bir şekilde standart korkuluk çözümlemelerine başvurmaları gerekmektedir.

Bir Cevap Yazın